3 Nisan 2012 Salı

Bir Ankara İnisiyesi


Merhaba arkadaşlar;

Önceki yazımda belirttiğim gibi şirketim beni yurtdışına gönderiyor iş için. Avrupa kentlerinde, biraz orda biraz burada çalışıcaz bakalım. Yazımı takip eden arkadaşlar hava attığımı düşünmüşler, halbuki ben ilk kez çıkıyorum yurtdışına ve bu yüzden heyecanımı ve telaşımı yazdım sadece. Hava atmış gibi gözüktüysem iyi olmuş, çalışın sizde gidin kardeşim hahah:)

Hazırlıklar için şirketin genel merkezinin bulunduğu Ankara’dayım yaklaşık 10 gündür. Fırsat bulduğum aralarda biraz gezinmeye çalıştım. Öncelikle öğrenciyken en çok takıldığımız, tozlarını süpürdüğümüz sokaklara, caddelere attım kendimi. Anılar manılar depreşti, böyle içim ılıdı. Kalbim dışa doğru attı, midem karıştı, bi garip oldum işte.

Öğrenciyken kendimize pek yer bulamadığımız, cebimizdeki paramızdan çekindiğimiz ve sadece concon hatunları kesmeye gittiğimiz 7. Caddeye gittim mesela. Cadde dahada kalabalıklaşmış hatta adı bile değişmiş, Aşkabat caddesi olmuş. Fakat halen o daracık caddenin tek tarafına boydan boya arabalar park ediyor halde ve kalan boşluktan koca koca belediye otobüsleri kaldırımda sürüyenlerin kafasına aynaları çarpacak şekilde geçiyor.

Bir sürü AVM açılmış Ankaraya. PÜüüuuu bi dolu hemde. Mesela Kızılay’da yıllarca ne olduğu belirsiz bir şekilde duran acayip mimarili bina Kızılay AVM olmuş. Gezdim biraz orayı ama anam çok basık ya, eciş-bücüş mağazalar falan olmuş. İçi daralıyo insanın. Son katında Kızılay manzaralı cafe ve restaurantları var ve iyi seyir keyfi var gerçekten. Ankaranın bütün telaşesini, oradan oraya koşturan insanları ve yoğun trafiği elinizdeki çayınızla rahat içinde izleyebiliyor ve birazdan kendinizinde o manzarada yer alacağınızı hayal ediyorsunuz.

“Başkasıda tam bu masadan bana bakacak, yaya geçidinden geçerken kalabalığın içinde kaybolucam ve gözü başkasına takılıp beni takip etmeyi bırakacak ve bir başkası başka bir masadan ve pencereden beni takibe alacak sonra oda bırakacak sonra ben zaten görüntüden çıkıcam”

Birde Eskişehir yolu üzerinde yeni açılan bir çok AVM’den Kentpark ve CEPA’ya gitme şansı yakaladım. Kentpark gerçekten mükemmel olmuş. Bu güne kadar gördüğüm en güzel AVM. Geniş geniş ferah ferah olmuş. CEPA da iyi ama Kentpark’a göre sönük kalmış.
Çoğu gezintimi haftasonu yaptım. Sevgili Ankara’ya geldi 2 günlüğüne. Boş kalınca kaçtık işte sağa sola. İzmir’de zor ayrılmıştım bidaha görüşmeyelim, ayrılmak zor oluyo diyordum ama dayanamadım. İyi oldu aslında, 5 günlük hasret giderdik ama şimdi 5-6 ay ayrı kalıcaz ve bakalım nasıl dayanıcaz.

Neyse duygusala bağlamadan diğer konuya geleyim. Haftasonu Atatürk Kültür Merkezindeki Kitap Fuarına gittik. Beklediğimi bulamadım açıkçası. İzmir’dekine göre sönüktü. Pek tat alamadım. Kızılay’da Dost kitapevinde gezerken daha güzel duygular beslemiştim mesela. Birde orada imza günü için gelen bir yazar vardı. Biz başka standlarda dolaşırken falanca yazar falanca standta kitaplarını imzalıyor diye. Tanımıyorum kendisini ismini bile hatırlayamadım şu an. Biz salına salına gezerken o standın bulunduğu yere geldik. Adamcağızın önü bomboş ve her geçene elinde tuttuğu 3 kitabı göstererek “Bakın ben bu kitapların yazarıyım, imzalamamı istermisiniz?” diye soruyordu. Dilenci zihniyeti gibi geldi bana, hiç hoşlanmadım. Demek ki kitapların tutmamış arkadaş neyin çabasındasın. Zaten okuma oranı düşük olan memlekette çok iyi olmadığın sürece, geniş kitlelere hitap etmediğin sürece kitap satamazsın. 2 kere 2 DÖRT !!
Ankara’da gezinirken taksiye gömdüğüm parada cabası. Toplu taşıma güzergahlarını kestiremediğim için paya bi para bayıldım ulaşım olayına. Neyse ki şu ara çözdüm. Metro-Ankaray-EGO-Halk Otobüsü-Dolmuş. Taksi batağından kurtuldum gibi görünüyor.

Yazımı fazla uzatmayım, sizlere de fazla hava atmamış olayım:) Muhtemelen bundan sonraki yazımı başka bir ülkeden yazıyor olucam. Uzun bir süre için Türkiye’den son yazım bu sizlere. Çokta Fi Fi diyenleri duyuyorum. Bu arada biz arkadaşlar arasında “Çokta FiFi nSantos” diye bir tabir kullanırız, “Amaaan banane yav !” anlamında ya da “Çokta s.kimdeydi” anlamdında. Herkes kendi terbiyesine göre okusun işte. Facebook ta FİFİ SANTOS araması yaptım ve gerçekten uzak ülkelerden bir kız çıktı karşıma. Bilmiyorum gerçek ismimi ama sonucun çıkmasına bile şaşırdım

Görüşmek üzere….

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...